arama

Fosil Nedir ve Nasıl Oluşur?

Fosil nedir ve nasıl oluşur?
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Tolga Yaman Tolga Yaman

Her geçen gün yaşlanan dünyamızda bizden önce sayısız canlı türü yaşamıştır. Bu canlı türlerinin birçoğu doğada çözülerek toprağa karışırken bir kısmı ise bozulmadan günümüze kadar ulaşmıştır. Paleontoloji bilimi ile uğraşan bilim inanları için fosil kavramı çok bilindik bir kavram olmasına karşın, birçok kişi için “Fosil nedir?” sorusu merak konusu olmaktadır.

Fosil Nedir?

Geçmişte yaşamış canlı organizmaların, öldükten sonra havayla temasının kesilmesi sonucu bozulmadan günümüze kadar gelen parçalarına fosil denmektedir. Kısacası canlı organizma kalıntıları olarak tanımlayabiliriz. İnsan, bitki, hayvan gibi canlıların vücut parçalarının yanı sıra, bunların kayalarda bıraktığı, vücudun çeşitli bölgelerine ait izler de fosil olarak kabul edilmektedir.

Fosil kelimesi dilimize Latince’den girmiştir. Latince’de fossilis kelimesi “Yerden çıkarma, yerden çıkartılan, yerden çıkarılmış” anlamlarına gelmektedir.

Dev Dinozor Fosili

Dev Dinozor Fosili

Milyarlarca yıllık bir oluşum süreci geçiren bu eski canlı kalıntıları günümüze kömür, petrol, mermer gibi çeşitli formlara dönüşerek ulaşabilmektedir. Ancak bu oluşumlar her ne kadar organik olsalar da fosil sınıfına girmezler. Yaşamı sona eren bütün canlılar fosilleşmeden yok olduğu için keşfedilen fosiller bilim dünyasında çok değerli birer bulgu olmaktadır. Fosillerle ilgili araştırmalar yaparak bilime katkıda bulunan paleontoloji bilimi sayesinde dünyayla ve canlılarla ilgili çok önemli ipuçları elde edilmektedir.

Fosil Nasıl Oluşur?

Çeşitli olaylar nedeniyle ölen canlıların vücutları kil, toprak, volkanik küller, reçine, buz gibi hava temasını kesen maddelerle ani bir şekilde kaplanarak milyonlarca yıl boyunca bozulmadan günümüze kadar gelebilmektedir. Canlı organizmaların fosilleşmesinde havayla temasının kesilmesi çok önemli bir role sahiptir. Reçine içinde fosilleşen kelebeklerin kanat pulları, buz içinde fosilleşen bizonların tüyleri gibi detaylar dahi bozulmadan günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle nemli bir tabaka ile örtülmüş olmak bir canlının fosilleşmesini daha da kolaylaştırmaktadır.

Dinozor Fosili

Dinozor Fosili

Fosilleşmenin olması için gerekli şartlar göz önüne alındığında; özellikle volkanik bölgelerde, okyanusların ve göllerin çamurla kaplı zeminlerinde ve su yataklarında fosillere rastlama ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Zaman zaman buzullar arasında da sıkışmış fosillere rastlanmaktadır. Deniz canlılarının ve salyangozların kabukları, ağaç dalları, canlıların dişleri ve kemikleri gibi sert yapıların fosil haline gelmesi daha kolaydır.

Bulunan fosiller çok hassas çalışmalar ile çıkarılır. Bu çalışmalar yıllarca sürebilir. Fosiller çıkarılırken ufak fırça, çekiç, keski gibi aletler kullanılır.

Fosil Ne İşe Yarar?

Fosiller geçmişe ışık tutarak, daha evvel yaşamış canlıları tanımamızı sağlar. Biyolojik sınıflamadaki noksanlıkları tamamlayarak, familyaların ve cinslerin miktarlarını arttırmaktadır. Örneğin 35 zoolojik takımla temsil edilen memeli canlılar sınıfının 15 takımı fosiller yardımıyla keşfedilmiştir. Fosiller ayrıca insanlar için son derece önemli olan petrol, kömür, fosfat gibi yeraltı kaynaklarının bulunmasına yardımcı olur.

Fosiller, gezegenimizin tarihini ve üzerindeki olağanüstü yaşamı anlamamızı sağlar. Evrenin başka yerlerindeki yaşam izlerini tanımlamıza yardımcı olur.

Kelebek Fosili

Kelebek Fosili

Dünyadaki En Eski Fosil

Dünyanın en eski fosili bir bakteriye ait. 2017 yılında Kanada’da bulunan bu fosil tam 4.2 milyar yaşında. Kuvartz tabakalarla kaplanmış olarak bulunan fosiller, su altında hidrotermal bacaların çevresinde kimyasal tepkimelerden beslenerek yaşayan bakterilere ait.

Bulunan Fosil Örnekleri

Buzul bölge fosilleri arasında en dikkat çekeni, Antartika’da bulunan 70 milyon yaşındaki bir bebek dinozor fosilidir.

Çin’de bulunan ve tam 174 milyon yıllık olan dinozor fosilinin bir ejderhaya ait olduğu düşünülüyor. Boyu 10-15 metre civarında olan ve yaklaşık 70 ton ağırlığında olduğu tahmin edilen dinozor, küçük kafası ile dikkat çekiyor.

Türkiye’de bulunana en yaşlı fosil ise 70 milyon yaşında. Mosasour adlı bir hayvana ait olan kemik tam 18 metre uzunluğunda. Ayrıca Kırıkkale’den çıkarılan 25 milyon yaşındaki gergedan fosili, ülkemizin önemli fosilleri arasında yer alıyor.

Modern insana yani homo sapiens’e ait en eski fosiller ise Fas’ta bulunan ve 300.000 yaşında olan kalıntılar. Fas’ta yapılan keşiflerden önce en eski insan fosilinin 195.000 yıllık olduğu biliyordu.

Dünyanın en eski insan fosili ise 4.4 milyon yaşında olan ve Etiyopya’da bulunan bir fosil. Ardi isimli bu fosilin iskeletinde eksik kısımlar var. Ardi’den sonra bulunan en eski ve en eksiksiz insan iskeleti ise 3.67 milyon yaşında. 135 cm boyunda bir kadına ait olan fosil bilim insanları tarafından “Küçük Ayak” olarak adlandırılıyor.

En Eski İnsan Fosili

En Eski İnsan Fosili

Fosil Bilimi

Fosilleri inceleyen bilim dalına paleontoloji denir. Bu bilim dalında uzmanlaşan, fosilleri araştıran ve inceleyen bilim adamlarına ise paleontolog denir.

Fosil Çeşitleri

Fosil çeşitleri canlının türüne ve fosilleşme ortamına göre değişkenlik göstermektedir. Araştırmalarda en çok karşılaşılan fosil çeşitlerini hayvanlara ait fosiller oluşturmakta. Genellikle hayvanların kemikleri ve dişleri gibi sert kısımları fosilleşirken, nadir de olsa bütün halinde günümüze kadar ulaşabilen hayvan kalıntılarına da rastlanmaktadır.

Hayvan fosillerinin yanı sıra bitki fosilleri de bilimsel araştırmalarda sıklıkla değerlendirilmektedir. Sulak bölgelerde havasız kalan kabuklu deniz canlıları ve bitkilerin reçinelerine sıkışan canlılara ait fosiller de en fazla rastlanan fosil çeşitleri arasında bulunmaktadır.