arama

İnsanlık Dramı Bhopal Felaketi ve İş Etiği

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Tolga Yaman Tolga Yaman

3 Aralık 1984’te Hindistan’nın Bhopal şehrinde ABD’li Union Carbide firması tarafından kurulan böcek ilacı fabrikasından 40 ton zehirli gaz dışarı sızdı. Bu sızıntı 10.000 civarında insanı o gece öldürdü ve sonrasında o sızıntının sebep olduğu ölümler devam etti. Olayın genelinde 18.000 kişinin hayatını kaybettiği ve 3900 kişinin sakat kaldığı açıklandı. Bu faciayla ilgili 2013 yılında Bhopal Felaketi isimli bir film çekildi.

Film firmanın ihmalkarlıklarını gözler önüne sermektedir. Karşımızda cahil ve aç bir halk ve bu durumu fırsata çevirmeye çalışan çıkarcı insanlar vardır.

Her şey Union Carbide şirketinin CEO’su Warren Andersen iş ile sosyal sorumluluk projesini birleştirme isteğiyle fakir Hindistan halkına iş imkanı sağlayacak olan bir fabrika kurmasıyla başlar. Fakir halk firmanın ayağına gider, fabrikanın çevresi yerleşim yeri olmaya başlar. İnsanlar iş sahibi olmaya, ailelerini ve kendi karınlarını doyurmaya başlarlar. Ancak bu pembe tablonun ardında yanlış giden bir şeyler vardır.

Bhopal felaketinde 18.000 kişi hayatını kaybetti

Bhopal felaketinde 18.000 kişi hayatını kaybetti

Öncelikle kurulan bu fabrika bir böcek ilacı fabrikasıdır ve burada üretilen madde (MIC) çok tehlikeli bir maddedir. Kimya mühendisleri maddenin soğutulmasının reaksiyonunu yavaşlattığını ancak bununla beraber kesinlikle maddenin depolanmaması gerektiğini eğer mecbur kalınırsa da çok az bir miktarda depolanmasını tavsiye etmektedir. Ancak Bhopal’de bu madde her biri 10’ar tonluk 4 büyük depoda tutulmaktaydı. Kendi ülkesinden izin alamayacağını bilen şirket CEO’su, kendi çıkarı için, bu fabrikaları gelişmemiş ülkelerde kurma yoluna gitmiştir.

Bir gün bir damla sızıntı fabrikadan bir işçinin ölümüne sebep olur ve pembe tablo kararmaya başlar. Yerli doktor fabrikanın sağlığa zararlı olmadığını söyler ve Hindistanlı fabrika yöneticileri olayın üstünü örtmeye çalışırlar. Bu sırada fabrika muson yağmurları, hasat başarısızlığı gibi doğal koşullar sebebiyle zarar etmektedir. Fabrikanın kapatılmaması için fabrikanın mühendisi maliyetleri düşürme yoluna gider. Bu tasarruf politikası, üretimi durdurmamak için gerekli bakımların yapılmaması, tehlikeli üretim maddesinin etkinliğini azaltan soğutucuların kapatılması, işçi sayısının ve yeni işçilerin eğitim süresinin azaltılması yoluyla yapılır. Sonuç olarak fabrika tam bir saatli bomba halini alır.

Hayatta kalanların çoğu kör oldu

Hayatta kalanların çoğu görme duyularını kaybetti

Bu durum yerli bir gazeteci tarafından halka duyurulmaktadır fakat yoksul halk gazeteciye pek kulak asmamaktadır. Durum böyleyken Amerika’dan mühendisler gelir ve fabrikanın ne kadar pis ve ihmal edilmiş olduğunu ve bu haliyle ne kadar tehlikeli olduğunu raporlarlar. Ancak hiçbir şey değişmemiştir. Yöneticiler sadece kâr kaygısı taşımaya devam ederler…

Ufak tefek kazalar yüzünden çalan sirenlerin, halk paniğe kapılmasın diye, kapatılmasıyla bomba saatsiz bırakılmıştır. Ve sonunda bir gece kırk tonluk zehirli gaz, fabrikanın bacasından dışarı salınır. Ölüm geliyorum demiş ancak kimse önlem almamıştır. Halk, fabrikanın tehlikeyi duyuran sireni çalmadığı için olan bitenden habersiz ölüme terk edilmiştir. Yanmakta olan gözlerinin ve kusarak öksürmelerinin nedenini anlayamayıp hastanelere koşmuşlardır ancak fabrikanın ticari sır olduğu gerekçesiyle sızan gazın ne olduğunu açıklamamasıyla doktorlar da nasıl bir tedavi uygulayacaklarını bilememişlerdir. Böylece ölümler hızla artmıştır…

Bhopal felaketi insanların yanı sıra bir çok canlıyı da telef etti

Bhopal felaketi insanların yanı sıra bir çok canlıyı da telef etti

Bu felaketin ardından Hindistan hükümeti şirketten tazminat olarak 3,3 milyar dolar talep eder. Yapılan pazarlıkların ardından 470 milyon dolara anlaşırlar ve ölenlerin yakınlarına kişi başı 500 dolar gibi cuzi tazminatlar ödenir. Hindistanlı 8 yerel yönetici ise ikişer yıl hapis ve kişi başı 2000 dolar para cezasına çarptırılır. 18.000 kişinin ölümünden sorumlu olan yöneticiler bu olaydan deyim yerindeyse sıyrılmayı başarmışlardır.

Şirket bu facianın ardından hiçbir şey yapmadı. Yıkık fabrika orada öylece kaldı. Gelen yağmurlar zehri toprağa yedirdi ve zehir şehrin sularına karıştı. İçilen, yıkanılan su yıllar sonra bile hala zehir saçıyor. Hastalıklar devam ediyor, bebekler sakat doğuyor. Verilen komik tazminat insanların daha iyi bir yaşam sürmesine, hayatlarını düzeltmelerine yetmiyor. Şirket bir çalışanın sabotajı diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.

Bhopol felaketi Hindistan

Bhopol felaketi Hindistan

Peki bu şirket etik davranmış olsaydı neler değişirdi, sondan başa bir bakalım…

Bu facianın ardından ilk önce ‘ticari sır’ diyerek sakladığı salınımın siyanür olduğunu söylerdi ve tedavinin yapılması için gerekli ilacın en hızlı şekilde Bhopal’e ulaşımını sağlardı. Böylece ölümlerin devam etmesini önlerdi. Fabrikanın çalışmasıyla ilgili yaptığı ihmali kabul eder, fabrika kalıntılarını temizler ve zarar gören halkın normale dönmesi için maddi ve manevi tüm desteğiyle yanında olurdu.

Daha geriye, patlamadan öncesine gidersek denetimde raporlanan bu kadar ihmale rağmen Bhopal kaderine terk edilmezdi. Ya fabrikadaki koşullar iyileştirilir ya da fabrika kapatılırdı. Zarar edeceklerini düşündükleri için böyle bir yatırım yapmayı muhtemelen reddedecek olan yetkililer ikinci yolu seçselerdi halk belki açlıktan kırılacaktı ancak yıllar sonra bile sonuçları çok ağır bir şekilde görülen bu felaket gerçekleşmemiş olacaktı.

Bhopal'da hala bir çok çocuk sakat doğuyor

Bhopal’da hala bir çok çocuk sakat doğuyor

Daha geriye, fabrikanın kurulma aşamasına bakmak gerekirse bu kadar tehlikeli bir maddenin ülkenin yasa açıklarından yararlanarak büyük depolarda tutulması ve halkın fabrikanın yanına yerleşmesine hiç ses çıkarılmaması söz konusu olmayacaktı. Aslında yüksek tehlikeli sınıfında bulunan bu fabrikayı yöneten yeterli eğitime sahip olmayan insanların denetiminin zorluğu en baştan öngörülmeliydi. Ayrıca fabrika kurma kararı doğal koşullar göz önüne alınarak düşünülmeli ve bu değerlendirme sonucunda karlı olup olamayacağı sonucuna göre fabrika kurma kararı verilmeliydi. Böylece kimse zararlı maddenin büyük depolarda tutulması sebebiyle zaten tehlike saçan böcek ilacı fabrikasını maliyet kaygısıyla daha da tehlikeli hale getirmezdi.

Bhopal faciasında gözlerinin kaybedenler

Bhopal faciasında gözlerinin kaybedenler

Olaydan 26 yıl sonra sonuçlanan davada Union Carbide firmasının üst yöneticilerine sadece 2 yıl hapis cezası verildi…

Eğer en başında “iyi ve kötünün, doğru ve yanlışın ne olduğunun araştırılması” olan etik kavramının idraki işletmelerde, doktorlarda, devlet yetkililerinde, mahkeme salonlarında olsaydı Bhopal faciası ve bunun gibi daha nice felaket hiç gerçekleşmemiş olacaktı. Gözünü kar hırsı bürüyen ‘İşletmeci’lerin insan hayatını bu kadar ucuz görmesi ne yazık ki toplum tarafından da cezasız bırakılıyor. Felaketi kendi yaşamayan toplumlar olaylara duyarsız kalıyorlar. Yaptırımların zayıflığı umursamaz insanları cesaretlendiriyor. İşte bu yüzden, insanca yaşamak için, toplumun önde gelenlerinin etik üzerine çalışmalar yapma sorumluluğu var.  Melek AYDIN

İşte Bhopal felaketinin tüyleri diken diken eden en bilinen fotoğrafı …

Bhopal felaketi

Bhopal felaketinde hayatını kaybeden binlerce çocuktan biri