arama

Roket Nedir ve Nasıl Çalışır?

Roket Nedir ve Nasıl Çalışır?
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Tolga Yaman Tolga Yaman

Yakılan yakıttan elde edilen sıcak gazların oluşturduğu itme gücüyle hareket eden araçlara roket denir. Gün geçtikçe kullanım alanı genişleyen roketler, sivil ya da askeri amaçlarla kullanılmaktadır. Özellikle uzay araştırmalarında bilgi toplamak amacıyla roketlerden çokça faydalanılmaktadır.

Roket Nasıl Çalışır?

Roketlerin çalışma prensibi Newton’un 3. yasası olan “etki tepki prensibine” dayanmaktadır. Roketin içinde bulunan katı veya sıvı yakıt, tanklardaki oksijenle tepkimeye girerek yanar. Yanma sonucu ısınarak genleşen hava da roketin “nozul” ismi verilen kısmından dışarı itilmekte ve ortaya çıkan itme kuvveti ile birlikte roket de ileri doğru hareket etmektedir. Böylece roket yer çekiminden kurtularak yerçekimsiz alana ulaşmayı hedeflemektedir. Bu enerji o kadar fazladır ki roketler çok kısa sürelerde çok büyük hızlara ulaşabilmektedir. Bir roketin yörüngeye oturması için 28.000 km, yer çekimsiz ortama geçebilmesi için ise 40.000 km menzile ulaşması gerekir.

Roket Nasıl Çalışır?

Roket Nasıl Çalışır?

Roketlerde bulunan yakıt tankları roketler için bir itici güç olarak kullanılmaktadır. Uzay roketlerinde ayrıca oksijen depoları bulunmaktadır. Çünkü uzayda oksijen yoktur. Oksijen olmayan hiçbir ortamda yanma gerçekleşmez. Bu nedenle uçaklardaki jet motorları dahi uzay uçuşlarında kullanılamaz. Tankın içindeki yakıt bittikten sonra tank roketten ayrılmakta ve roket için gereksiz bir yük olmaktan çıkmaktadır. Roket ne kadar hafiflerse, ivme kazanması ve yüksek hızlara ulaşması da o kadar fazla olacaktır. Bu özellik ilk olarak 3 kademe şeklinde üretilen Satürn-2 adlı rokette kullanılmıştır.

Roketin İcadı

İlk roketin icadı 13. yüzyıla kadar dayanmaktadır. İlk olarak Çinliler tarafından törenlerde ve kutlamalarda kullanılan havai fişekler roketlerin atası olarak kabul edilmektedir. Bu roketlerde yakıt olarak barut kullanılmıştır. Daha sonra savaşlarda da kullanılmaya başlayan roketlerin menzili de gün geçtikçe artmıştır.

19. yüzyıla kadar roket teknolojisi gerekli gelişmeyi gösterememiş, sadece bazı meraklı kişiler tarafından ufak çaplı araştırmalar gerçekleştirilmiştir. 19. yüzyıldan itibaren ise roketlerle ilgili araştırmalar hız kazanarak, bu alanda çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Bu yenilikler sayesinde insanoğlu günümüzde roketlerden oldukça fazla yararlanmaya başlamıştır.

1926 yılında ilk sıvı yakıtlı roketi fırlatmayı başaran ABD’li Robert Goddard, roketlerin gelişimi konusunda büyük bir adım atmıştır. 20. yüzyılın ikinci çeyreğine gelindiğinde ise Almanlar sıvı yakıtlı roketler üzerinde çalışarak çok daha ileri düzeyde roketlerin ortaya çıkmasını sağlamışlardır. Bu çalışmaların sonucunda 1942 yılında Avrupa’da üretilen ilk roket olan Alman V2 savaş roketi uzaya fırlatılmıştır. Uzaya ulaşma amacıyla fırlatılan ilk roket olan Alman V2 roketi, roket teknolojisinin gelişiminde önemli rol oynamıştır. 1969 yılında Ay’a ilk kez bir roketle gidilmesi ise bu araç için bir dönüm noktası olmuştur. Satürn-5 isimli bu roket o zamana kadar yapılmış olan en kuvvetli roket olarak kabul edilmiştir.